∞ HİCANKA ∞

Çarşamba, Ekim 11, 2006

İstanbul'a




Her sokağın bir şehre
Sende nefes bir ömre bedel
Sen değil misin ki
Fatih’in portresindeki gül
Sinan’ın tarihe vurduğu mühür
Sen değil misin ki
Sultanların aşkı, şairlerin özlemi
Bugün sevenlerin çok kederli
Sahiplerin unutmuş sanki değerini
Uğruna çekilen çileleri
Üzerinde yaşanan altın devirleri
Kulelerin kara bulutlara dönmüş yüzünü
Boğaz'ın suları akıyor ağlar gibi
Şimdilerde kararmış Süleymaniye duvarları
Kornalar bastırıyor ezanları
Görgüsüzlük aşmış aşılmaz surlarını
Asil bir kadın gibisin
Kenar sokaklarda yaşayan
Evi eski, elbiseleri pis
Ama alnı pak ruhu tertemiz
Senin ruhun temizleyecek bizleri
Ruhunu görenler aydınlanacak kandilinle

4 Comments:

  • Çok güzel sözler bunlar, teşekkürler...

    By Blogger Suat, at 16 Ekim, 2006 00:36  

  • sağol suat ben de ilgine çok teşekkür ederim

    By Blogger hicanka, at 16 Ekim, 2006 09:00  

  • merhaba

    Geçmiş bayramınız mübarek olsun...

    By Blogger Gamzeli, at 26 Ekim, 2006 16:23  

  • İstanbul & İstanbul

    15 milyonluk bu ülke gibi şehirde acaba kaç kişi merak etmiştir yaşadığı şehrin ilk kuruluş öyküsünü ?

    Yaklaşık 2700 sene önce Byzas (Bizans) Trakyanın ta derinlerinden kopup gelipte, Sarayburnu'nda bir koloni kurduğu vakitde, birkaç sarhoş ve dilenciden başka kimseler yokmuş bu koyda. Karısını bile at üstünde belleyecek kadar kopuk biriyken, Trak inadıyla, birkaç imparatorluğa başkentlik yapacak bir kentin temellerine, pek sıkı bir ilkdüzen getirmişti o. O düzendir ki, haliçte gemi barındırmış, annesinin isminden yola cikarak ona altın boynuz adini vermiş ,alınan vergilerle de, sarayburnunu kasaba yapmış...

    Şimdi biraz daha önceye, mitolojinin sisli geçmişine gidelim;

    io, argos krali inakhos’un kizi ve argos yarimadasindaki hera tapinaginin rahibesidir. tanrilar tanrisi, capkinligi ile unlu zeus, guzelligi dillere destan io’yu gorur ve ona asik olur. zeus’un karisi, bastanrica hera kiskancliga kapilarak io’yu cezalandirma yollari ararken, zeus, io’yu, hera’nin gazabindan korumak icin beyaz bir inege donusturur ve bu hayvanla hicbir iliskide bulunmadigina dair hera’ya yemin eder. bastanrica, inegin kendisine verilmesini sart kosar. io’yu alip, basina bin gozlu dev argos’u bekci olarak diker. zeus, tanrı hermes’i gonderip, devi buyuleterek oldurulmesini saglar. bu kez hera, io’nun rahatini kacirmak icin ona bir atsinegi musallat eder.

    at sineginden bir turlu kurtulamayan io, kitalari asar. istanbul bogaz’ini gecerken, derin vadi sularla dolar ve boylece bogaz olusur. bogazici’nin yunanca adi olan “boosforos” sozcugu, “boos” inek ve “foros” gecmek, gecit sozcuklerinden olusmustur. sinek isirdikca, inek seklindeki io’nun cani cok yanar ve basini salladikca boynuzuyla kara parcalarinda derin yariklar olusturur. bu yariklardan biri de halic’tir. io burada zeus’un kizini dogurur. adini keroessa koyar. keroessa’nin de denizler tanrisi poseidon’dan, byzas adli bir erkek cocugu olur. byzas buyuyunce sarayburnu’nda byzantion’u (byzas’in yeri) kurar...

    http://www.gaykedi.blogspot.com/

    By Blogger gaykedi, at 06 Kasım, 2006 04:19  

Yorum Gönder

<< Home